19 Mayıs 2012 Cumartesi
Nuri Bilgeye Altın Fayton ödülü!
Disko müziğinin kraliçesi öldü.
Haluk Levent, Batmanda Konser Verdi
7. Dadaş Film Festivalinde En İyi Film Mar Oldu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nar, her devrin hikâyesi
28 Aralık 2011 Çarşamba 11:56

'Nar, her devrin hikâyesi'

Antalya Film Festivali'nde tartışmalara neden olan Ümit Ünal'ın Nar filmi seyirciyle buluştu. Yönetmen Ünal "Nar'ın hikâyesi her devirde, her yerde geçebilecek bir hikâye" diyor

Ümit Ünal'ın yönettiği Nar, küçük bir film ama söyledikleri, hissettirdikleri 'büyük'. Film, sıradan insanların, günlük hayatına sirayet eden adaletsizliği ele aldığı gibi insanların bu adaletsizliği nasıl rasyonalize ettiklerini de anlatıyor. Açıkçası insan 'ölüme, şiddete ne zaman bu kadar duyarsızlaştık' diye sormadan da edemiyor. Baştan söyleyelim, Antalya Film Festivali'nde ana jüri tarafından hakkı yense de, Nar bu yılın kalburüstü yerli filmlerinden biri. Serra Yılmaz, İrem Altuğ, Erdem Akakçe ve İdil Fırat'ın rol aldığı Nar, ayrıca yönetmenin diğer iki film 9 ve Ara ile hem sinematografik hem de içerik olarak ilişkilendirebilir bir yapım olduğu için, bir üçlemenin de son filmi olarak da kabul edilebilir. Ünal cephasinde Nar'ın seyirciyle buluşmasının dışında önemli gelişmeler var. Yönetmen senaryosunu yazdığı ünlü film Teyzem'i yeniden çekmek için çalışmalara başladı. Ayrıca yakında kendisiyle ilgili iki kitap da yayımlanacak. Ünal SABAH'a Nar'ı ve Teyzem'le ilgili son durumu anlattı.
NAR, HER DÖNEMDE YAŞANABİLİR: "Nar'ın hikayesi yerel ve güncel politik göndermeler taşımakla birlikte bence aslında her devirde her yerde geçebilecek bir hikaye. İnsanın şiddete ve güce, iktidara meyli, ezenler ve ezilenler, haksızlık ve korku her zaman vardı. İnsanlık çok yavaş ilerliyor. Binlerce senede geldiği görece iyi bir noktadan birden en ilkel yere düşmesi de an meselesi. Binlerce yılın süzülmüş bilgi birikimine sahip uygar biri, bir dakika içinde bir mağara adamı düzeyinde ilkel ve açgözlü davranabilir. "
NAR'IN İŞARET ETTİĞİ ŞEY HAYATİ OLABİLİR: "Dünyaya ve ülkeye yeniden çeki düzen verilen paylaşım zamanlarında yaşıyoruz. Tepemizde bin çeşit ideolojinin fırtına bulutları çarpışıyor. Bizim kafamız karışmasın da kimin karışsın? Ama Nar'daki karakterlerin benzerleri bizim gibi hızlı değişim geçiren bir başka ülkede yaşayabilirdi; filmdeki hikaye sınıfsal ayrımların keskinleştiği, adalet duygusunun zayıfladığı, kutuplaşmaların ve tahammülsüzlüğün arttığı herhangi bir zamanda geçebilirdi. Bence sanat yapıtı içine doğduğu toplum için bir uyarı işaretidir, derde çare olur mu bilinmez ama işaret ettiği şeye bakmak hayati olabilir."
DÜRÜST BİR HESAPLAŞMA: "İlk senaryom Teyzem 1986'da çekildi. Yani sinemada 25 yılı aştım. Sekiz filme çekilmiş senaryom, yedi tane de yönettiğim film var artık. Öğretim üyesi Gül Yaşartürk'ün katkısıyla işlerimi konu edinen bir otobiyografik kitap yazdık. 2012'de yayımlanacak. Çocukluk ve okul yıllarından son işlerime kadar bir çok şey anlattım. Başarılı işleri de hayal kırıklıklarını da, dostlukları da, atılan kazıkları da elimden geldiğince samimi ve açık bir şekilde yazdım, bence dürüst bir hesaplaşma oldu. Bu yıl ayrıca öğretim üyesi Meral Özçınar'ın hazırladığı beş filmimin çözümlemelerinden oluşan Arada Kalan isimli bir inceleme kitabı da çıkacak."

"TEYZEM'İ İLK İZLEDİĞİM ANDAN BERİ TEKRAR ÇEKMEK İSTİYORUM"
"Teyzem benim gerçek hayatımdan kaynaklanan bir hikaye. Gerçek yaşantıdan farklı yazdım elbette ama baş karakter Üftade hem gerçek teyzemden hem de hayatıma girmiş başka kadınlardan yoğun izler taşıyor. Senaryo çekildiğinde ben 21 yaşındaydım. Yazdığım ilk metin, Halit Refiğ'in dünyasından çok farklıydı. Ayrıca bence bazı yapım kusurlarının da kurbanı oldu. Yıllar içinde samimiyeti ve hikayesi yüzünden sevildi ve bir tür kült film oldu, ama benim hayalimdeki film değildi. İlk seyrettiğim andan itibaren yeniden çekmeyi istedim, senaryonun orijinalini bilenler de beni cesaretlendirdi ve bu yıllarca içimde taşıdığım bir yük oldu. Bu, tutmuş bir hikayeyi 'remake' yapayım durumu değil. Bu benim için kişisel ve sanatsal bir mecburiyet. Teyzem için, büyük bir yapımcı şirketle görüştük, henüz resmi anlaşma yok ama prensipte çok iyi anlaştık. Senaryoyu yeniden yazıyorum. Cast oluşturmaya başladık. Şu an oyunculardan kesin olan tek isim Şebnem Bozoklu, bu macerayı ateşleyen de o oldu zaten. Her şey yolunda giderse 2012 yazında beni yönetmen olarak en büyük sınavım bekliyor."

Bu haber toplam 74 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
3